Anasayfa
Haberler
Hakkımızda
Görüşler
Dünya Mirası
Dosyalar
Galeri
Linkler
Bize Ulaşın
Görüşler
Görüşler Miras Dünyası
Görüşler
Oktay Ekinci:
Fahri Işık ve Uygarlık Anadolu’da Doğdu kitabı
Fahri Işık Eskişehir’deydi: ‘Avrupa uygarlığı’nın, kültür köklerini ‘Anadolu’dan aldığı’ belgeleriyle anlatıldı

 

Avrupa kültür tarihini Yunanistan’la bütünleştirilen “Hellen Uygarlığı”ndan başlatanlar, aslında yanıldıklarını, Hellen’lerin özbeöz “Anadolu halkı” olduğunu duyduklarından beri kara kara düşünüyorlar.
Çünkü Prof. Dr. Fahri Işık, özellikle “arkeolojide önder”lik yarışına giren Avusturya, Almanya vb. ülkelerdeki konferanslarında, Batı uygarlığının Anadolu’dan beslendiğini “kanıt”larıyla açıklıyor.
Bu gerçeği, Akdeniz bölgemizde yıllardır kazılar yönettiği “Lykia” ile Ege ve Anadolu’nun diğer bölgelerinden arkeolojik buluntulara dayanarak anlattığı için de ne Avrupalılar, ne de bizdeki “Batıcı”lar Işık’a yüksek sesle karşı çıkabiliyorlar…
1944’te Malatya’da doğan, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal’ın öğrencisi olan, doktorasını Bonn Üniversitesi’nde 1973’te tamamladıktan sonra Erzurum’daki Atatürk Üniversitesi’nde ülkenin 3’üncü Arkeoloji Bölümü’nü kuran, 88’de, tarihteki Lykia Birliği ve Eyaleti’nin başkenti Patara’daki bilimsel kazıları başlatan, 1990’da Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nü, 92’de Lykia Uygarlıkları Araştırma Merkezi’ni kurarak Kibyra kazılarına önderlik eden, şimdi de Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde Burdur Arkeoloji Bölümü’nün kuruluşuna katkılarını sürdüren Fahri Işık, Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’nce her ayın ilk cumartesi günü düzenlenen “Kent ve Kültür Söyleşileri”nin kasım ayı konuğu oldu...
Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’ndeki söyleşiyi “her yönüyle bir Anadolu sevdalısının ezber bozan açıklamalarını dinleyeceksiniz” diyerek tanıtanların ne denli haklı olduğu daha ilk dakikalarda kanıtlanıyordu; çünkü Prof. Dr. Işık, “Anlatacaklarım, bizde ve dünyada nice bilim insanının bile nedense konuşmaktan çekindikleri gerçeklerden ibarettir. Benim hayal ürünüm ya da yorumlarım değil, arkeoloji biliminin armağanlarıdır” diyor ve ekliyordu: “Batı uygarlığının temeli Anadolu kültürleridir. Bunu önemsemeyen, sahip olduğumuz değerlerin ülkemiz için taşıdığı anlamı kavrayamayan bir tarih anlayışıyla ne yurdumuza, ne de cumhuriyetimize sahip çıkabiliriz.”
Mitos yerine bilim
Çalışmalarını eşi Prof. Dr. Havva Işık’la omuz omuza sürdüren Fahri Işık, aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, ev sahibi Tepebaşı Belediyesi Başkanı Ahmet Ataç, üniversitelerden öğretim üyeleri, öğrenciler ve milletvekillerinin de bulunduğu kalabalık bir topluluğa yaklaşık 1.5 saat süren konuşmasında özetle dedi ki:
“Atina kaynaklı mitoslara dayandırılan Batılı savı, yani ‘İonların MÖ 11. yy’da Ege Göçleriyle Orta-Batı Anadolu’yu savaşla Hellenleştiren Atinalılar olduğu ve böylece orada yaratılan Batı Uygarlığı’nın da bir Hellen Uygarlığı olduğu’ savı, yenilerde gün yüzüne çıkan bir Mısır yazıtıyla geçerliliğini yitirmiştir. Belli ki İonların yaşadığı bu Anadolu toprağı ‘Doğu Yunan’ deyimiyle Hellenleştirilemez; doğrusu ‘Anadolu-İon’ yurdudur. Sonuçta o yerli Luvi toprağında, yerli biçimlerle yaratılan ve batıya, Hellas’a taşınan, kimselerin dile getirmek istemediği çarpıcı bir çelişkiyle, kendi Hellen anayurt toprağında yeşeremeyen sanat biçimleri de‘Yunan’ olamaz; Anadoluludur.”
Prof. Dr. Işık, arkeoloji dünyasının yanıtlamakla sorumlu olduğu soruları Eskişehir’de şöyle yineledi: “İonlar, hep savlandığı gibi, Anadolu’ya ‘göçlerle gelen Atinalılar’ mıydı? Ya da daha yenilerde gün yüzüne çıkan göç öncesi bir Mısır yazıtındaki ‘Büyük İonia’lılar olarak, birlikte yan yana betimlendikleri ‘Luviler’ ve ‘Mitanniler’ gibi, Anadolu’nun kadim halklarından mıydı?”
Söyleşi sona erdiğinde, dakikalarca süren alkışların ardından düşündüm. 1930’lardaki Ahlatlıbel kazılarında MÖ 3’üncü bin yıla gidildiğini öğrenen Atatürk, arkeologlara teşekkür ederek “Desenize biz beş bin yıldır bu topraklardayız” demişti.
Bu sözün anlamını “ezber bozarak” derinleştiren bir bilim insanımızın görüşleri, son zamanlarda pek ilgi gören tarih programlarında ne zaman yer alacak? Avrupa’nın temelindeki Anadolu gerçeğini, yedi düveli susturarak kanıtlayan arkeoloğumuza cumhuriyetin “devlet ödülü” acaba ne zaman verilecek?
 
Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi, 08.11.2012
İÇERİKLE İLGİLİ FOTOĞRAFLAR
Yayın Tarihi: 10 Kasım 2012 Cumartesi, 10:17
  • DİĞER İÇERİKLER
    << GERİ DÖN ANASAYFA SAYFA BAŞI